Dinamikleri biraz düşünüp yan yana koyduğumda sanırım biraz haksızlık ettiğimi farkettim. andrea biraz depresif, herhangi bir yargıya varması daha çabuk olan biriydi. bu yüzden ona kıyasla daha derin, daha güçlü olan audra'yı çağırdım.
veda andrea'ya aitti ve audra henüz yeni başlıyor.
fontların birer hikayesi olduğunu anlayan ve bunları okumaktan büyük bir keyif alan andrea, yerini bundan daha büyük bir keyif almakla kalmayıp, bununla bir şeyler yapabilecek derinlikteki audra'ya bıraktı.
''bir font tasarlayacağım. ve bu fontla onun adını yazıp ona vereceğim. Bu font en güzel halini onun adını oluşturan harfler yan yana durduğunda alacak. Ona olan sevgimi kelimelerden de öte, kelimeleri oluşturanlarla ifade edeceğim.''
tam anlamıyla bu geçti audra'nın aklından. geri dönmek, ve her şeyin tam anlamıyla yeniden başladığını göstermek. ''başka bir dünya mümkün. bunu sana göstereceğim. o dünyayı da inşa edeceğim'' diyordu audra, bu defa hiçbir müziğin de etkisi altında olmadan camdan 'her köşeden fırlayan rengarenk ışıkların arasında' rastlarken ona.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder